Arsa Sahibi Eksik ve Ayıplı İnşaatı Almaya Zorlanamaz
YARGITAY
23.HUKUK DAİRESİ
KARAR NO :2019/513
KARAR TARİHİ :18.02.2019
sebebiyle teslim almadan imtina ettiği teslimden imtina etmenin haklı sebebi olmadığını bu nedenle Aralık 2011 dönemine kadar işleyen kira bedellerini isteyebileceği, takibe konu edilen Ocak 2012 ve sonrası için talepte bulunamayacakları gerekçesiyle davanın
reddine karar verilmiştir.Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin Ntakdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan tarihte yüklenici imara, projeye ve sözleşmeye uygun bir edayı gerçekleştirmesi gerekmektedir. Eksik ve ayıplı imalat bulunan bir inşaatı arsa sahibi teslim almaya zorlanamaz.
Somut olayda arsa sahibi 23.01.2012 tarihli cevabi ihtarnameye göre; ileri sürülen eksiklikler nedeniyle bağımsız bölümü teslim almamakta haklıdır. Bu eksikliklerin yüklenici tarafından sonradan giderildiği ve teslim konusunda yeni bir ihtarname de
çekilmediğine göre mahkemece gecikme süresi belirlenerek kira bedelinin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu davacı yönünden açık, davalı yönünden karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 18.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Geçersizliği
T.C
YARGITAY
23. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2016/3738
KARAR NO : 2019/834
KARAR TARİHİ : 05.03.2019
K A R A R
Davacılar vekili, davaya konu taşınmazda H… mirasçısı sıfatıyla davacıların hisse sahibi olduktan sonra davalı şirketle aralarında 20.06.2008 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını davalı tarafın imar düzenlemesi yapıldığı halde, 1 yıl 7 aylık sürede inşaat ruhsatı için gerekli ve yeterli girişimde bulunmamasından dolayı inşaata başlanamadığını ve bu arsayı kullanma imkanının elden gittiğini, sözleşmenin ifa edilmemesi ve beklenen kazancın azalması mahrum kalınan gelirler olduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshi, tapudaki şerhlerin kaldırılması ve davalı tarafından davacılara hisseleri oranında 1.000.000 TL. maddi tazminat ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme hükümlerine göre nihai uygulamanın İBB ve ilçe belediyesinin kararları ve tasdikli plan esas kabul edilerek ve uygulamanın buna göre yapılacağının belirlendiği, bu şekilde sözleşmenin taliki şarta bağlandığı, taliki şartın gerçekleşmeyeceğinin Ümraniye Belediyesi yazısından anlaşıldığı bu haliyle sözleşmenin feshinde davacının haklı olduğu plan tadillerinin mücbir sebep kabul edilmesi gerektiği ve idarenin işlemlerinin uzaması sebebi ile yükleniciye kusur izafe edilemeyeceği, sözleşmenin ifa edilmesinde objektif imkansızlığın bulunduğu davalı tarafın bu objektif imkansızlığın oluşmasında bir kusurunun olmadığı, sözleşmenin 7. maddesinde mücbir sebep halinde davalıdan tazminat talep edilemeyeceği yazılı olduğu gerekçesiyle sözleşmenin feshi talebinin kabulüne tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tazminat istemine ilişkindir.
TMK’nın 692. maddesi gereğince, paylı taşınmaz malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi olağanüstü tasarruflardan sayıldığından, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Öncelikle sözleşme konusu taşınmaz üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılabilmesi ve yapılan sözleşmenin paydaşları ve yükleniciyi bağlayıcı olması için tüm paydaşlarca ya da yetkili temsilcilerince sözleşmenin imzalanmış olması veya yapılan sözleşmeye “onay” verilmesi zorunludur. Tüm paydaşların katılmadığı veya icazet vermediği sözleşme geçersizdir.
Somut olayda, dava konusu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazın davacı ve sözleşmeyi imzalayan arsa malikleri dışında başka paydaşının da bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda sözleşme baştan beri geçersizdir ve sözleşmenin geçersizliğinin tespitini arsa sahiplerinden biri talep edebilir. Bu nedenle sözleşmeyi tüm imzalayan tarafların davada bulunması da gerekmemektedir. Ancak mahkemece sözleşmenin geçersizliğinin tespiti yerine, akdin başlangıçta geçerli olduğu zannını uyandıracak biçimde sözleşmenin geriye etkili olarak feshine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, HUMK m. 438/7 uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalının temyiz itirazlarının reddi ile hüküm kısmındaki “düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine, sözleşmenin feshine karar verildiğinden bu sözleşme sebebiyle tapuya konulan şerh’in kaldırılmasına,” ifadesinin çıkartılarak, “düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitine, geçersiz bu sözleşme sebebiyle tapuya konulan şerh’in kaldırılmasına” ifadesinin yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Arsa Sahibinin Eksik veya Ayıplı İnşaatı Teslim Almaya Zorlanamayacağı
T.C
YARGITAY
23.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :2016/1917
KARAR NO :2019/513
KARAR TARİHİ :18.02.2019
K A R A R
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi… ile davalı yüklenici arasında 19.03.2010 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın daireleri sözleşmenin 17. maddesine uygun şekilde teslim etmediğini, davalı aleyhine sözleşmeye
istinaden kira tazminatı ile gecikme zammı alacağına yönelik başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile …-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekillinin inşaatı tamamladığı ve teslime davet ettiği halde davacıların davete icabet etmediğini, diğer maliklerin eksik ve ayıba ilişkin itirazlarının bulunmadığını, binada oturulmaya başladığını ve hatta bazı dairelerde kiracıların dahi bulunduğunu
savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; arsa sahiplerinin arsayı inşaat yapılmaya uygun olarak 18.08.2010 tarihinde teslim ettiklerinin kabulü gerektiğini, ve inşaat bitim süresinin bu nedenle 18.09.2011 olduğunu arsa sahibinin eksiklikler
sebebiyle teslim almadan imtina ettiği teslimden imtina etmenin haklı sebebi olmadığını bu nedenle Aralık 2011 dönemine kadar işleyen kira bedellerini isteyebileceği, takibe konu edilen Ocak 2012 ve sonrası için talepte bulunamayacakları gerekçesiyle davanın
reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin Ntakdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan tarihte yüklenici imara, projeye ve sözleşmeye uygun bir edayı gerçekleştirmesi gerekmektedir. Eksik ve ayıplı imalat bulunan bir inşaatı arsa sahibi teslim almaya zorlanamaz.
Somut olayda arsa sahibi 23.01.2012 tarihli cevabi ihtarnameye göre; ileri sürülen eksiklikler nedeniyle bağımsız bölümü teslim almamakta haklıdır. Bu eksikliklerin yüklenici tarafından sonradan giderildiği ve teslim konusunda yeni bir ihtarname de
çekilmediğine göre mahkemece gecikme süresi belirlenerek kira bedelinin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu davacı yönünden açık, davalı yönünden karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 18.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Simsarlık Sözleşmesinde Yazılı Şekil Şartının Geçerlilik Şartı Olması
T.C
YARGITAY
23. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :2016/3384
KARAR NO :2019/648
KARAR TARİHİ :21.02.2019
K A R A R
Davacı vekili, davalıya ait taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılarak satımı için alıcı bulması hususunda müvekkili ile davalının anlaştıklarını, müvekkilinin aracılık hizmetini yerine getirerek davalıya ait taşınmazla ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapılmasını sağladığını, bu sözleşmede komisyon bedeli olarak 1 daire verileceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL.nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep
etmiştir.
Davalı vekili, davanın yüklenici firmaya yöneltilmesi gerektiğini bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davanın ticari dava olmaması nedeniyle mahkemenin görevli olmadığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin adi yazılı olduğunu ve sözleşmenin gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; TBK 520/3 maddesi gereğince taşınmazlara ilişkin simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli sayılamayacağı, davacı ile davalı arasında bu anlamda yapılmış yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacının adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı durumunda olmadığı, sözleşmenin kurulmasında aracılık yapmış olsa bile, kurulmuş geçerli bir sözleşme bulunmadığı gibi davacının tarafı olmadığı sözleşme ile kararlaştırılan ücreti isteyemeyeceği, bu nedenle de ücret talep hakkı doğmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Arsa Sahibinin Ayıplı İnşaatı Teslim Alma Zorunluluğu Bulunmadığı
T.C
YARGITAY
23.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :2016/1917
KARAR NO :2019/513
KARAR TARİHİ :18.02.2019
K A R A R
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi… ile davalı yüklenici arasında 19.03.2010 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın daireleri sözleşmenin 17. maddesine uygun şekilde teslim etmediğini, davalı aleyhine sözleşmeye
istinaden kira tazminatı ile gecikme zammı alacağına yönelik başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile …-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekillinin inşaatı tamamladığı ve teslime davet ettiği halde davacıların davete icabet etmediğini, diğer maliklerin eksik ve ayıba ilişkin itirazlarının bulunmadığını, binada oturulmaya başladığını ve hatta bazı dairelerde kiracıların dahi bulunduğunu
savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; arsa sahiplerinin arsayı inşaat yapılmaya uygun olarak 18.08.2010 tarihinde teslim ettiklerinin kabulü gerektiğini, ve inşaat bitim süresinin bu nedenle 18.09.2011 olduğunu arsa sahibinin eksiklikler
sebebiyle teslim almadan imtina ettiği teslimden imtina etmenin haklı sebebi olmadığını bu nedenle Aralık 2011 dönemine kadar işleyen kira bedellerini isteyebileceği, takibe konu edilen Ocak 2012 ve sonrası için talepte bulunamayacakları gerekçesiyle davanın
reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin Ntakdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan tarihte yüklenici imara, projeye ve sözleşmeye uygun bir edayı gerçekleştirmesi gerekmektedir. Eksik ve ayıplı imalat bulunan bir inşaatı arsa sahibi teslim almaya zorlanamaz.
Somut olayda arsa sahibi 23.01.2012 tarihli cevabi ihtarnameye göre; ileri sürülen eksiklikler nedeniyle bağımsız bölümü teslim almamakta haklıdır. Bu eksikliklerin yüklenici tarafından sonradan giderildiği ve teslim konusunda yeni bir ihtarname de
çekilmediğine göre mahkemece gecikme süresi belirlenerek kira bedelinin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, davacılardan peşin alınan harcın istek halinde iadesine, aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu davacı yönünden açık, davalı yönünden karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 18.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Gider Avansı Nedeniyle Reddedilen Davanın, Açılan İkinci Davaya Kesin Hüküm Oluşturmayacağı
T.C
YARGITAY
23. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :2016/2058
KARAR NO :2018/5985
K A R A R
Davacı vekili, davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi arasında 03.08.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmiş olmasına karşın davalı yanca tapu devirlerinin yapılmadığını ileri sürerek sözleşme gereğince davacıya düşen … adet bağımsız bölümün tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini bunun mümkün olmaması halinde bağımsız bölümlerin rayiç bedellerinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle reddini, aksi takdirde esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan 2014/78 Esas sayılı dosyada açılan davanın ispatlanamadığından esastan reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, kesin hüküm teşkil ettiği kabul edilen ilk dava, 6100 Sayılı HMK’nın yürürlükte bulunduğu tarihte açılmıştır. 01…..2012 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nın 114/g maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. HMK’nın 120. maddesinde “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. HMK’nın 324. maddesinde ise delil ikamesi avansı düzenlenmiştir. 03.04.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nin 45/…. maddesi “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Bakanlıkça çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder.” düzenlemesini haizdir. Yönetmeliğin 45/…. maddesi uyarınca gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmaması halinde ise dava, dava şartı yokluğundan reddedilecektir.
Bu durumda mahkemece, … …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/78 Esas, 2014/633 Karar sayılı dosyasında kurulan hükmün, davanın usulden reddine ilişkin olduğunun kabulü ile işbu dava bakımından kesin hüküm teşkil etmeyeceği dikkate alınarak işin esasına girilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren … gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
