TEREKEYE TEMSİLCİ ATANMASINDAN SONRA TEREKE ORTAĞININ YA DA ORTAKLARININ DAVAYI TAKİP YETKİSİ ORTADAN KALKAR
T.C
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2018/1308
KARAR NO:2019/4335
KARAR TARİHİ:04.07.2019
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ-TESCİL
Taraflar arasındaki davadan dolayı … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 06.02.2018 gün ve 5-14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tüm mirasçılar adına tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmiş, anılan kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nin 353/1.b.2 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş, red kararına karşı davacı vekilinin temyiz isteği de 06.02.2018 tarihli ek karar ile hükmün kesin olduğundan bahisle reddedilmiş, davacı vekili tarafından ek karara karşı ve davalı vekili tarafından da katılma yoluyla ( ek karara yönelik davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği üzerine ) süresi içerisinde temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya içeriğinden; eldeki davada mirasbırakan …’ın terekesini temsilen … 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 24.05.2016 tarih ve 2016/7 esas 2016/496 sayılı kararı ile …’ın temsilci olarak atandığı ve tereke temsilcisi …’a davanın reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın kararı temyiz etmediği, kararın davacı … ( mirasçı ) vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere terekeye temsilci atanmasından sonra tereke ortağının ya da ortaklarının davayı takip yetkisi ortadan kalkar. Bir başka ifade ile davayı açan mirasçı ya da mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsil eden mümessile geçer.
Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nin 348/2. maddesinde; ‘’ İstinaf yoluna başvuran, bu talebinden feragat eder veya talebi bölge adliye mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın talebi de reddedilir. ‘’ ve 366/1. maddesinde; ‘’ Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. ‘’ hükümlerine yer verilmiş olup, davacı vekilinin ek kararı temyiz hakkı bulunmadığından, davalı vekilinin de katılma yoluyla hükmü temyiz etme olanağı
kalmamıştır.
Tüm bu açıklamalar karşısında davayı takip yetkisi sona eren davacı vekilinin ve katılma yoluyla temyiz hakkı düşen davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Adi Ortaklığa Karşın Takip ve Dava Açılamayacağı
T.C
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/11608
K. 2012/15091
T. 13.6.2012
ÖZET: Davada, taşeron olan davacıya ait makineye davalı ortaklığının işçisi olan diğer davalının ayağının çarpması sonucu düşerek arızalanması nedeniyle uğradığı zararın tahsili ile makine için taşeronluk sözleşmesi gereğince ödenmeyen kira bedelinin davalılardan müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Adi ortaklığa karşı açılmış olan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Bu nedenle, davacıya dava edilen adi ortaklığın bütün ortaklarının isim ve adresi açıklattırılarak, davaya bu ortakların huzuru ile devam edilmelidir.
DAVA: Dava dilekçesinde 6175 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı H… İş Ortaklığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: KARAR: Davada, teşeron olan davacıya ait total station makinesine davalı H… ortaklığının işçisi olan diğer davalı H. E.’ın ayağının çarpması sonucu düşerek arızalanması nedeniyle uğradığı zararın tahsili ile makine için taşeronluk sözleşmesi gereğince ödenmeyen ocak ayından 275 TL, şubat ve mart aylarından toplam 1500 TL kira bedelinin davalılardan müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı H. E. yönünden 1320 TL’nin, davalı H… Ortaklığı yönünden 1740 TL’nin 19.01.2010 tarihinden yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı H… Ortaklığı tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda, alacaklı tarafından borçlu H… Ortaklığı aleyhine dava açıldığı duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin de H… Ortaklığı adına tebliğe çıkarıldığı anlaşılmaktadır. BK. 520.maddesine göre adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Adi ortaklığa karşı açılmış olan dava, diğer ortakların tümüne karşı yöneltilmiş demektir. Bu nedenle, davacıya dava edilen adi ortaklığın bütün ortaklarının isim ve adresi açıklattırılarak, davaya bu ortakların huzuru ile devam edilmelidir. Mahkemece, bu yönün gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
