YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
ESAS NO:2015/ 22-3296
KARAR NO:2019/380
KARAR TARİHİ:28.03.2019
ÖZET : Kesinleşen işe iade kararı sonrası açılan kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fark işe başlatmama tazminatı ve fark boşta geçen süre ücretinin tahsiline ilişkindir. Dava belirsiz alacak davası şeklinde açılmıştır.
Davacının iş yerinden ayrıldığı 26.07.2010 tarihinden işe başlatılmayarak iş sözleşmesinin feshedilmiş sayıldığı 09.08.2012 tarihleri arasında yaklaşık iki buçuk yıllık bir süre geçmiş olup, belirtilen zaman zarfında işinden ve iş yerinden ayrı kalan davacı işçinin, iş yerinde kendi pozisyonundaki işçilere ve genel olarak iş yerinde çalışan işçilere ne kadar ücret artışı yapıldığını, ne gibi sosyal haklar sağlandığını bilmesi mümkün değildir.
Şu hâlde dava konusu edilen alacakların hesabına esas ücret miktarı belirsiz olup, ücretteki belirsizlik alacakların miktarını etkileyeceğinden dava konusu edilen alacakların belirsiz olduğunu kabul etmek gerekir.
Hâl böyle olunca, mahkemenin direnme kararı yerindedir.
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Çorlu İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.04.2013 tarihli ve 2012/595 E.- 2013/330 K. sayılı kararın temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 23.10.2014 tarihli ve 2013/17948 E.- 2014/29042 K. sayılı kararı ile;
“… Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek, davacının iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini buna ilişkin işe iade talepli dosyanın Yargıtay’ca onanarak kesinleştiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fark işe başlatmama tazminatı ve fark boşta geçen süre ücretinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe: Taraflar arasında öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir.
6100 sayılı Kanun’un 107. maddesine göre,
“(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.
