logologologo
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Faaliyet Alanlarımız
    • AYM Bireysel Başvuru
    • AİHM Bireysel Başvuru
    • Aile Hukuku
    • Borçlar Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • Gayrimenkul Hukuku
    • İdare Hukuku
    • İş Hukuku
    • Miras Hukuku
    • Mülkiyet Hukuku
    • Sigorta ve Tazminat Hukuku
    • Sözleşmeler Hukuku
    • Ticaret ve Şirketler Hukuku
    • Tüketici Hukuku
    • Uluslararası Hukuk
    • Vergi Hukuku
  • Arabuluculuk
  • Haberler
  • Makaleler
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Faaliyet Alanlarımız
    • AYM Bireysel Başvuru
    • AİHM Bireysel Başvuru
    • Aile Hukuku
    • Borçlar Hukuku
    • Ceza Hukuku
    • Gayrimenkul Hukuku
    • İdare Hukuku
    • İş Hukuku
    • Miras Hukuku
    • Mülkiyet Hukuku
    • Sigorta ve Tazminat Hukuku
    • Sözleşmeler Hukuku
    • Ticaret ve Şirketler Hukuku
    • Tüketici Hukuku
    • Uluslararası Hukuk
    • Vergi Hukuku
  • Arabuluculuk
  • Haberler
  • Makaleler
  • İletişim
by kiratlihukuk
Ceza Hukuku, Ceza Muhakemesi, Ceza Muhakemesi Hukuku, Şekil Şartı, Yargıtay Kararı22 Şubat 20210 comments

Kişinin Kendisine Yapılan Hakareti Telefonu ile Kaydetmesi Hukuka Aykırı Delil Olarak Değerlendirilemez

Ceza yargılamasında, suçun işlenip işlenmediği ve failin kim olduğu araştırılmaktadır. Bu araştırma, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yapılır. Ancak, maddi gerçeği araştırma, ne pahasına olursa olsun gerçekleştirilemez. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de 6. maddesinde  “adil yargılama” hakkı ile ilgili ilkelerde de, hukuka aykırı yollara başvurulmaması için, ceza yargılamasında maddi gerçeğin araştırılmasında, uyulması zorunlu bazı sınırlamalar öngörülmektedir

Ülkemiz hukukunda ise, Anayasanın suç ve cezalara ilişkin esaslarını düzenleyen 38. maddesinde Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların, delil olarak kullanılamayacağı, Ceza Muhakemesi Kanununda ise  Yüklenen suçların ancak hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceği düzenlenmiştir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 16.05.2017 tarihinde vermiş olduğu 2015/33931 E. ve 2017/5905 K. sayılı kararıyla “Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur.

Öğretide, ‘Meşru müdafaa olarak değerlendirilebilecek, örneğin hakaret, tehdit veya şantaj suçlarına muhatap olan ve o an konuşmaları kayıt altına alan mağdurun elde ettiği bu delil hukuka uygun sayılacaktır (Prof. Dr. Ersan Şen, Türk Hukuku’nda Telefon Dinleme, Gizli Soruşturmacı, X Muhbir, 2. Baskı, sf. 74), “… ‘kayıt altına alma’ gerçekleşen bir haksız saldırıya karşı, ‘kayıtları takip organlarına verme’ ise tekrarı muhakkak bir haksız saldırıya karşı yapılmaktadır. Yani her ikisi de meşrudur. Netice olarak, meşru savunma çerçevesinde hareket ettiğinden, üzerinde durulan sorunda mağdurun eyleminin haberleşmenin gizliliğini ihlal veya kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması ya da benzeri başka bir suça vücut vermediği gibi, yapmış olduğu kayıtların da hukuka uygun olarak ele geçirilmiş olduklarından pekala delil olarak değerlendirilebileceği söylenebilir.” (Yrd.Doç. Dr. Ali İhsan Erdağ, TBB Dergisi, 2011(92), sf. 54) şeklinde görüşler mevcuttur. 

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Katılanın, sanıkla telefonda yaptığı görüşmeleri kayıt etmek suretiyle elde ettiği kayıtların, 5271 Sayılı CYY’nın 135. maddesi kapsamında değerlendirmesi, bu bağlamda hakim kararı olmadığından bahisle hukuka aykırı kabul edilmesi olanaklı olmayıp, kendisine karşı işlendiğini iddia ettiği tehdit ve hakaret suçlarıyla ilgili olarak, bir daha elde edilme olanağı bulanmayan kanıtların, yetkili makamlara sunulmak amacıyla toplandığının, dolayısıyla hukuka uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.” şeklinde bir hüküm kurarak kişinin kendisine yapılan hakareti telefonu ile kaydetmesinin hukuka aykırı delil olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.

 

 

Tags:
Delil Yasakları Kişinin Kendisine Yapılan Hakareti Telefonu ile Kaydetmesi Hukuka Aykırı Delil Olarak Değerlendirilemez Telefon Kaydı Telefon Kaydının Delil Olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesi Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/33931 E. 2017/5905 K. Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/33931 E. yargıtay kararı
Share
İtirazın iptali Davasında Alacaklı, Takipte Dayanmadığı Belgeler Dışındaki Başka Belgelere Dayanamaz.Önceki
Aynı Davada Birden Fazla Kişiyi Temsil Eden Avukatın, Her Bir Kişi İçin Temyiz Harcı Yatırması GerekirSonraki
logo

Uzmanlık Alanlarımız

  • Arabuluculuk
  • AİHM Bireysel Başvuru
  • İş Hukuku

Menü

  • Hakkımızda
  • Faaliyet Alanlarımız
  • İletişim

İletişim Bilgileri

Platin Tower İş Merkezi

13. Kat No: 49 Söğütözü / ANKARA

E-Posta: info@kiratlihukuk.com

Telefon: 0(312) 433 8802 – 433 8825

Kıratlı Hukuk 2019 Tüm Hakları Saklıdır.