Tedbir Nafakası, Boşanma İlamının Kesinleşmesinden Sonra Sona Ereceğinden Buna İlişkin Ceza İstenemez.
T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :2012/14143
KARAR NO :2013/1624
KARAR TARİHİ :18.02.2013
K A R A R
,,,1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 21.06.2005 tarih 2004/260 Esas, 2005/372 Karar ilamı ile ayrı yaşama hakkı kazanan davacı eş … (…) için aylık 200,00 YTL, müşterek çocuklar … ve …’ın her biri için aylık 125,00’er YTL olmak üzere toplam 450,00 YTL tedbir nafakasının davalı …’tan alınıp davacıya verilmesine ilişkin ilamı 21.07.2005 tarihinde 2005/2839 sayılı icra dosyası ile takibe konulmuş bu ilamın infazı ile ilgili takip devam ederken … Aile Mahkemesi’nin 22.11.2007 tarih 2007/409 Esas, 2007/437 Karar sayılı dosyasında tarafların boşanmalarına, velayetleri anneye verilen müşterek çocuklar … ve …’ın her biri için 150,00’er YTL olmak üzere 300,00 YTL iştirak nafakasına hükmedilmiş, bu nafakanın bir yıl sonra 175,00’er YTL, bir sonraki yıl ise 200,00 YTL’ye yükseltilmeside karar altına alınmıştır. Anılan bu ilam icra dosyasına ibraz edilmiş ise de, dayanak yapılarak buna ilişkin takip talebi düzenlenmemiş, icra emri çıkarılmamıştır.
Şikayete gelen borçlu … vekili tarafların boşanmalarına karar verildiğini, tedbir nafakalarının sona ermesi gerekirken, ilk kararla başlatılan takibin devam ettirilmiş olmasının ve müvekkillerinin maaşı üzerinden haciz kesintisi yapılmasının usulsüz olduğunu belirtip, hacizlerin kaldırılmasını ve yapılan kesintilerin iadesini talep etmiştir. İcra Mahkemesi’nce bilirkişi incelemesi yaptırılarak, alınan rapora göre hüküm oluşturulmuş ise de, rapora dayanan Mahkeme kararı doğru olmamıştır. Şöyle ki yukarıda da açıklandığı üzere şikayet tarihi itibariyle boşanma ilamı ve bununla hükmedilen iştirak nafakasına dair ilam İcra Mahkemesi dosyasında görülmekte ise de, bu ilama dayanılarak yapılmış ek bir talep ve gönderilmiş icra emri bulunmamaktadır. Bu durumda eşe ve çocuklara önceki ilamla verilmiş olan tedbir nafakası boşanma ilamının kesinleşmesi ile son bulur (TMK’nun 197-169. maddeleri). Bu tarihten itibaren sonraki ilamla çocuklar için verilen iştirak nafakası işlemeye başlar. Bunun İcra Müdürlüğü’nce tahsili ise ancak anılan ilamın ayrıca takibe konulması veya aynı dosya üzerinden talep açılarak buna ilişkin icra emri tebliğiyle mümkündür.
Hükme esas alınan raporda bu işlem yerine getirilmiş gibi yeni ilamla hükmedilen iştirak nafakaları da hesaplamada nazara alınmıştır. Bu nedenle hatalı olan rapora dayanarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece belirtilen ilkeler doğrultusunda yapılacak inceleme ile şikayet tarihi itibari ile dosyada borcu bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hükmün tesisi isabetsizdir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazının yukarıda belirtilen nedenle kabulü ile Mahkeme kararının İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri gereğinceBOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.02.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
